yalnızlık artık bireysel bir kader değil, ölçeklenen bir altyapı sorunu. şehirler kalabalıklaşıyor, daireler küçülüyor, etkileşimler bildirim ekonomisine devrediliyor; insan temasının yerini yüksek çözünürlüklü ama düşük bağlılıklı bir simülasyon alıyor. bu bir trajedi değil, aynı zamanda büyük bir pazar: sesli asistanlar, yapay arkadaşlar, 'topluluk' kisvesi altında abonelik modelleri. siz daha sorunu tartışadurun, silikon vadisi çözümü çoktan fiyatlandırdı.
yalnızlığı teknolojiyle çözmeye çalışmak, susuzluğu tuzlu suyla gidermeye benziyor; hacim var, tatmin yok. asıl mesele bağ kurmanın maliyetinin, yalnız kalmanın konforundan daha yüksek görünmesi. bu denklemi kim tersine çevirirse, gerçekten on yıllık bir şirket kurar.
veriye bakınca tablo net: sosyal temas sayısı düşerken ekran süresi tavan yapıyor, yani aslında yalnız değiliz sadece birbirimizin yerine algoritmalarla takılıyoruz.
(bkz:
dikkat ekonomisinin maliyeti)
modern toplumda yalnızlık bir salgın gibi yayılıyor ama kimse testisini yapmıyor.
teknoloji insanı bağladığını iddia ederken, gerçek temas oranları verilerde sert biçimde düşüyor; abartmayın demek zor bu tabloda.