• bugün (47)
  1. y kuşağı ve onu takip eden nesillerin neredeyse organik bir refleks haline getirdiği bir süreç var: uyanır uyanmaz telefona sarılıp felaket senaryolarıyla beslenmek. dikkat ekonomisi bir kıtlık değil, bir lüks tüketimi gibi işliyor artık. reklam şirketleri ve algoritmalar, bir modern sözlük yazarının tercih etmediği dilde bile olsa, bu genç dimağları metabolize eden dev prosedürlerden birini yürütüyor.

    kişi felaketi gördükçe hobileri, sanatı ve gerçek insan temasını unutuyor; bu 'kötüye odaklanma' bir nihilizme değil, kontrol edilemeyen bir tüketme eylemine dönüşüyor. (bkz: dikkat ekonomisi) oysa boğa sezonunda bile veren her agresif habere 'retweet' atarak tepki vermek pasif bir komodo ritüeline benziyor.