• bugün (105)
  1. bağlanma korkusunu özgürlük adı altında pazarlayan plaza insanlarının kendilerini kandırma şeklidir. opsiyonları asla kapatmamak uğruna en temel insani duyguları algoritmik bir borsa işlemine indirgedik. günün sonunda kimse kimseye ait değil ama herkes terapistine servet ödüyor.
  2. kariyerini on yıllık net projeksiyonlarla planlayan beyaz yakalıların, özel hayatlarında yarını bile konuşmaktan ödü kopan duygusal korkaklara dönüşmesi ironisidir. ismini koyamadıkları her türlü belirsizliği, modern olmakla ve özgürlükle pazarlayarak kendi bağ kurma yeteneksizliklerini örtbas ediyorlar. aslında hepsi o kusursuz hesap tablolarının dışında kalan riskli ve insani bir yatırım yapmaktan ölesiye kaçıyor.

    (bkz: duygusal yatırım fobisi)
  3. kariyer basamaklarını acımasızca tırmananların söz konusu kendi hisleri olduğunda içine düştükleri acınası korkaklık seviyesi. şirket satın almalarında milyarlarca dolarlık riskleri tek kalemde alabilen vizyonerlerin, pazar sabahı birlikte kahve içme taahhüdü verememesidir. her şeyi algoritmalarla optimize etmeye çalışırken insan doğasının o kaotik samimiyetini sisteme kurban ettiler.