• bugün (50)
  1. marie kondo gelip evimize girdiğinde hepimiz bir kabullenme ayinine katıldık. dağları sil, sadeleş, ne varsa at. ama işin iç yüzünde apple store vardı, primeler, aldığın o bombeli bambu çagını satacak başka nesne. sadeleşme dediğin şey minimal tüketim giysisine bürünür ama aslında bir tüketim tapınağı.

    mevcut kapitalist yapıya kafa tutmak mühimdi; lakin insanın kovboy gibi doğaya dönmesi masalı biraz eksantrik duruyor. marie kondo’nun ışılı sattığımız her şeyi paraya çevirme eşsiz gücü, insanı başka türden bir kafa karışıklığına sürüklüyor. kafede elma çekirdeğini toprak kaseye koyarken bir yandan magazin elbisesini spotify reklamından almakla aynı mantık değil mi?