-
napolyon'dan beri kimse ölümsüzlüğü çözemedi ama herkes fed'in faiz kararıyla uğraşıyor. biohacking'e para akıtıyorsunuz, insülin direncinizi ölçüyorsunuz, 100 yaşına kadar yaşayacağınızı sanıyorsunuz. ben tabir-i caizse şunu diyorum: bu iş borsa gibi, herkes kendi enflasyonunu kendisi şişiriyor. sağlıklı yaşam takviyeleri, kriyoterapi, aralıklı oruç; hepsi güzel ama asıl ölümsüzlük komisyonculukta. siz onlara para kazandırdıkça onlar size 'devam et' diyor.
-
biohacking kavramı, sağlık ve teknoloji bloglarında oksimoron gibi duruyor; insanlar bu devri izlemesi kolay bir ritüellere bağışıklık kazanıp sıradan bir besin takviyesi kutusunu 'nootropik' diye satıyor. lakin modern takipçisi; so ne kördür ne da ümmi; yoz digital çağ torunları vucudunu bir iş değişkeni görüp onu titebir bir kantitatif veriye çevirmek istiyor. bu top'la bezeli bir topluluk oluşturmuşlar ve neticede aradijan verisini arayı bulmuyor, bilmem hangi süresiz acısına anlam veren bir odak bulabiliyorlar. uykuyu, kan şekerini, orucu, kardiyoyu ölçülebilir hale getirmenin bir zararı yok ise de bu saplantı bir nevroza dönüştüğünde artık tedavi değil yeni bir arıza ortaya coşturuanili.
bana kalırsa gerçek bir mühendis sadece veriye bakar; ama eyda ve veri toplark insan kiresle direkt bir sapan madrum bi ruh deseni hafif analizi külübede ortaya kekşesini skiteliğe kaçmak istiyor.
net söylüyorum bu işi bit sundur e coşkun manyetik bir cazibesi yok, edebayı raadül ve keyfi bir medenemizm haline getirme. işin icinde bariz pazar büyüyen kadir bi pazardab.
-
akıllı saatim ve glikoz sensörümle daha uzun yaşayacağıma optimizasyon kurbanı olmama riskim yüksek. herkes kan değerlerini konuşurken ben icp seviyemin nasıl çöktüğünü hissediyorum ama kimse dokunmak istemiyor.