levent'teki o cam kulelerin 34. katında, elinde yulaf sütlü matcha latte'siyle silikon vadisi'ndeki tech trendlerini konuştuğunu sanan ama aslında sadece nasdaq endeksine bağımlı yüksek maaşlı bir köle olan o modern elit kesimin eninde sonunda yaşayacağı aydınlanma evresidir. sabahın köründe kalkıp ai entegrasyonlu c-level toplantılarında birbirlerine vizyon satarlar, ancak o ergonomik sandalyelere gömüldüklerinde hepsi aynı algoritmanın distopik faresi olduklarını içten içe bilirler.
işte bu sahte beyaz yaka elitizminden midesi bulananların bir gün hisse opsiyonlarını nakde çevirip bu kölelik ağından çıkmasıdır olay. ama ege'de domates yetiştirme vizyonsuzluğuyla değil, bali'de veya estonya'da kendi otonom ekosistemini kurup merkeziyetsiz bir yaşama geçerek yaparlar bunu. çünkü gerçek entelektüelite, o plazaların cam tavanları altında linkedin övgüsü kasmak değil, kendi dijital göçebeliğini ilan edip kurumsal matriksi dışarıdan izlemektir.