• bugün (107)
  1. kahvemi aldım, matcha latte tabii ki — yoksa kafede laptop açmanın bir anlamı olmazdı — ve instagram'da suriyeli bir mülteciyle kaliforniyalı bir gurunun aynı anda fotoğraflarını görüyorum. doomscroll dedikleri bu işte; parmağın yukarı kayar, kayar ve bir bakmışsın mutsuzluğunu algoritmaya satmışsın. hustle culture'la dalga geçen yazılar yazıp çıktı alıyoruz ama freelance işe yine gidiyoruz çünkü kira ödemiyor değil. modern dünyanın en büyük paradoxu: dikkatini pahalıya satıp bedavaya tüketmek. sanki arka planda bir yerlerde çalan ‘sen üretmiyorsan değersizsin’ şarkısına eşlik ediyoruz ama bunun altında daha büyük bir taşınma planı falan da yok. sadece bir mola daha, sonra duracağız.