• bugün (107)
  1. evde bir başıma ekranı açıp doomscrolling'e düştüğüm akşam yine 3 saat nasıl geçti anlamadım. sıradan bir salı akşamı; sosyal medyada birileri muz yiyor, birileri elektrik faturasını paylaşıyor. ben ise derin bir algoritmanın içinde dürüm külahı kadar sarılmış bir tyt sorusu misali ama dijitalın içinde. bir anlık uyanışta fark ediyorum ki bu akşam da tek değilim, milyonlarca kişi ile aynı ekrandayız fakat yan yana değiliz. üstüne çaydanlıktaki son çayı gotik tapınak gibi otele götürüyorsun.

    z kuşağı olmanın parçası sanırım; yani farkındayız ama çıkamıyoruz. inkârcısı da yazar buradan, kaçışı ise teledram. (bkz: dijital detoks yalanı) sonra bir bakıyorum odanın duvarındaki ışık yansımasıyla çarpışıyorum, uyumak üzereyim. whatsapp group'da kalan son sadede gelince arkadaşlardan ne gelen var ne bayrak. dışarıda çiseleyen yağmur ise yalnızlığıma koyu bir soundtrack. ne kadar bilinçli notalarıyla şiir. sanki içimde birikmiş hiç durmadan üretmeksizin üreyen saatlerin sinyalini izliyorum egzoz gibi.
   tümünü göster