• bugün (113)
  1. kurumsal dünya dediğimiz şey aslında geçen yüzyılın sanayi devrimi mirası, hiyerarşi, katı mesai saatleri ve beyaz yakalı ezbercilik üzerine kurulmuş bir sistem. bu sistem z kuşağının esnek zihin yapısına, sürekli öğrenme isteğine ve anlam arayışına taban tabana zıt. onlar açık kaynak kodlu projelerle, kripto dünyasıyla ve uzaktan çalışmayla büyüdü, şimdi ise ekipte 5 saat üretkenlik raporu doldurmak zorunda kalıyorlar. buradaki çatışmanın sadece tembellik algısı olması üzüyor çünkü yapılan işte anlam göremeyince şanzımanlı cadillac ile elektrikli aracı hız anlamında kıyaslıyoruz, fakat eski dünyanın ekonomisi gereği bu beton kuleler hala dimdik ayakta.

    bu durum genç profesyonel performansının sandığımız gibi düşmemesini sağlayan tek şey ise yenilikçi yapay zeka tabanlı araçlarla sarmalanmış kendi mini girişimciliğine yönelme refleksi, gelecek biraz da küçük araştırma merkezlerine ya da küresel yazılım devlerine ait nokta atışı pozisyonlarda parlayacak. kurumsal hayatın şartlarını zorla değil kültürel bir dönüşüm geçirmesi süreciyle aşabiliriz belki, lakin bu dönüüşümü sağlayacak olan firma mantığının da bürokrasi sirkinden sıyrılması gerek insan faktörü dediğimiz hikayede asıl düğüm burada, net ve veriye dayalı çabadan korkan yönetim anlayışında.