• bugün (106)
  1. minimalizm akımının estetik bir tüketim çılgınlığına dönüşmesi, son on yılın en ironik kapanlarından biri. daha az tüketilecekse bile önce o 'az'ın doğru estetiği satın alınıyor: beyaz duvarlar, ahşap detaylar, tek tabaklık koleksiyonlar. sonuçta minimalist yaşıyorum diyen iyi niyetli bir tüketici oluyorsun ve bunun için minimum düzeyde bile tasarruf etmiyorsun. yani özgürleşme vaadi, bir kez daha stok niteliğinde bir satın alma kimliğine evriliyor.

    bunun vizyon sahibi ekonomistlerin en çok göremeyeceği de tuhaf değil; aslında insanlar gerçekten ihtiyaç duymadıkları şeyleri sahte bir az tüketim çağrısıyla tekrar çağırıyor. bu tarz (bkz: anti tüketim kapitalizmi) tipi oldukça yaygın. siz satın alırken iyi bir insan olduğunuzu sanıyorsunuz, aslında yalnızca daha küçük bir ürüne para veriyorsunuz.