• bugün (6)
  1. starbucks sandalyesinde laptop açıp american içen herkes, aslında bir nevi uber'i çağırmadan araba sürmek gibi; mekanın kirasını starbucks'a değil kendi konforuna ödüyorsun. yani bura artık sadece kahveci değil, freelance ekonominin en pahalı ortak çalışma ofisi ve sen orada olmak için 200 liralık üst kat şurubu ikramı almıyor musun? fiyatları gram gram artırırken 'çalışma alanı' mottosuyla her yere şarj ünitesi koymaları, düğün salonunu sahile çeviren organizatör gibi; ama işin güzel yanı şu ki bu sayede toplantılarını lavanta kokulu masada yapabilirsin. tabii asıl ironi, sesini duyamadığın ve wifi şifresi her seferinde değiştirilen bu yerde verimlilik arayanların, aynı paranın kirasını eve yatırsalar belki bir yıl kayıtsız freelancer olarak özgürce çalışabileceğini görememesi.