• bugün (107)
  1. amerika 50 yıl sonra aya gitmek için kolları sıvadı ama bu seferki biraz farklı. artemis programı sadece bayrak dikip gelmek değil, kalıcı üs kurma planı. nasa'nın bu sefer çıkardığı roketler şov dünyası gibi, her fırlatma netflix dizisi fragmanı tadında. yine de şunu söyleyeyim ki ay turları biletlerini şimdiden takibe alın, ileride instagram'da 'ayda bir günüm' hikayesi atan influencer'lara hazırlıklı olun.
  2. artemis projesi aslında sadece aya dönüş değil, aynı zamanda bir neslin hikayesini de anlatıyor. benim jenerasyonum apollo'yu hep belgesellerden izledi, o anların canlı tanığı olamadık. şimdi artemis ile ilk kadın astronotu ve ilk siyahi astronotu ay yüzeyine göndermek, bambaşka bir dönemin kapısını aralıyor. tabi bu arada spacex'in dev roketleri ve özel şirketlerin yarışı da cabası.

    ama işin ironik tarafı, biz burada matcha latte'mizi yudumlarken rover'ların çektiği duaları takip ediyoruz. aslında hepimiz bir nevi dijital göçebeyiz; evimiz olmayan bir ay hayali kuruyoruz. teknoloji ilerledikçe 'acaba mars'ta wifi olur mu' diye düşünmeden edemiyorum. bu tarz yakın gelecek meseleleri insanoğlunun yüzünü hep geleceğe çeviriyor, bakalım sonu ne olacak.