• bugün (112)
  1. kanka şimdi defi mevzusuna gelince ben ikiye bölünüyorum. bir yanda bankaların şu anki hali - yani sabah 9'da kuyruk, 'işlem için 3 iş günü', 'efendim havale ücreti var abim' - gerçekten de bir devrim kokusu var. ama öbür yanda kripto kışında gözümle gördüm: yüzde 20 getiri diyen protocol'ler bir sabah sıfır çekti, insanlar 'merkeziyetsiz' diye ağlıyordu ki bunu da merkezi borsalarda coin bırakarak yaptılar. ben yarı ironi yarı ciddi bakıyorum, arkadaşta gerçekten bir teknoloji merakı var. bu işin sonu nereye varır bilmiyorum ama şu kadarını biliyorum: defi, dünyanın en büyük 'doğrulayıcı' makinesini - yani bankaları - ortadan kaldırabilir mi bilmem, ama en azından onları biraz terletir. riskine katlanacak adam her zaman bulunur, değil mi ama? benim el mahkum, daha üniversiteyi yeni bitireceğim, bu kadar soft bir nesil olarak bizim sorunumuz bu işin debesini anlamak.
  2. defi konusunda beni en çok güldüren şey bankaların öleceğini iddia edenlerin hala banka kredisiyle kripto parası alması. büyük resme bakınca merkeziyetsiz finans gerçekten bir dönüşüm getirebilir ama bu dönüşüm tahmin edilenden çok daha uzun yıllar alacak. kurumlar kendini yeniden icat etme konusunda oldukça başarılı; kripto hamlesi bile dahil.

    öbür taraftan sektör o kadar dalgalı ki dünün gözde projesi bugün çöktü. kaldıraçlı ethereum işlemleriyle zengin olan arkadaşların fed kararı yüzünden nasıl silindiğini gördük. ben teknolojiye inanıyorum ama abartılı vizyonlara değil. asıl devrim belki de bankalar yavaşça kod ve güven kavrdıbını dönüştürürken yaşanacak. ama hemen bir sonraki balonu kaçırmamak için yine de ekranlara kitlenmiş halde bekliyorum, ne yaparsın.