• bugün (114)
  1. elimde matcha latte, kucağımda macbook, karşımda üç kuruyemişli bir poğaça — buna da lüks deniyormuş artık. enflasyon maaşımı eritirken ben girişimci ruhuyla yeni bir 'self-care' rutini keşfettiğimi sanıyorum. zengin taklidi yapmak açlıktan betermiş.
  2. minimalizm tüketim karşıtı bir akım değil premium tüketimin fütüristik versiyonu. şöyle ki: bir üründen tek ama en kaliteli olanını almak aynı zamanda algı yönetimi. silikon vadisi kültürünün en sevdiği nüans bu. (bkz: andré 3000 in sparta) sade yaşamak değil mahzun ferahlamak değil dünyaya 'üst segmentim ama göstermiyorum' mesajı vermek. mesele parayı harcamamak değil değer göstermekten kaçınmak. levent'te brunch'ta beyaz gap t-shirt giydiğinde arkan muted ambiance olur ya tam o. (bkz: job titles are meaningless).