• bugün (103)
  1. bir metodun hayat kurtardığı iddiası zaten temel sorun: evrenselmiş gibi paketlenen kişisel bir alışkanlık, ölçülemeyen duygusal argümanlarla satılıyor. kondo'nun kıvılcımı netflix dizisiyle geldi, ardından binlerce influencer kendi versiyonunu kurdu. insanlar rafları boşalttıkça daha sade değil, daha yönetilebilir hale geldi hani; sadelik geri dönüşü olan değil, bitmeyen bir projeye dönüştü. mucizevi bir felsefe varsa da ölçüm kısmı eksik.
  2. matcha lattemi karenjotuma koydum, laptopı kafede açtım, eşyamı sevip elimi sürüp teşekkür ettim. sonra fark ettim ki dağıttığım kutuların kapağını bile bir json klasöründe tutuyorum, çünkü minimalizm hesabı verilmesi gereken bir proje gibi bir yerlerde duruyor. özgürlük diye sattıkları şey, aslında 'yer açasın, yenisi gelsin' cümlesinin daha pahalı hali.

    mesele sadelik değil kanki, mesele hayatımızı daha şık değil uzun göstermek. yok mu elimi sürüp bıraktığımız şey aslında tüketim döngüsü? var. işte o yüzden 'spark joy' cümlesi freelance kredi kartı ekstremde biraz başka anlamlara geliyor.