• bugün (111)
  1. tüketim toplumunun son zaferi: insanların plazalardan kaçıp dijital göçebe olma hayali. aslında bakıldığında bu 'kaçış' tam olarak kaçış değil; sistemin daha esnek, daha az maaşla daha çok çalıştırma mekanizmasının yeniden adlandırılması. plazada 9-6 çalışmak kötüdür diye bağırırken kafelerde ya da hırvatistan'ın bir koyunda laptopla santralleri kuruyoruz. ama esas soru şu: bu sözde özgürlük gerçekten bireyin lehine mi yoksa geleceğin çalışma modelinin ödemelerle kamufle edilmiş yeni bir emek sömürüsü mü? şöyle ki; girişimcilik kültürü ve esnek çalışma modelleri, şirketlerin ofis kiralamasından tasarruf etmesine ve işçiyi motive etmek için mecburi bir yan etki yaratıyor. kişinin kendini gerçekleştirmesi gerektiği masalıyla, somut olarak elde edemeyeceği sosyal güvenlik ve yan haklardan vazgeçiriliyor. sözde özgür kölelik de tam olarak bizim kuşağın avuntusu. kölelik yapıyorsun ama kendi lannstarlat maddenle bir şeyler üretiyormuş gibi hissetmek çok daha verimli. veriler ortada; daha esnek çalışanlar aslında daha çok saatler harcıyor ve prime mal olmadan işi bitirmiyor. yani gözlerimize lanetten öte bir gerçeklik ve bu hem dijital göçbeliğin hem de esnek çalışmanın fazla popülarize bir yanılsaması. bu tarz klişelere 'officesiz yaşam' diyarda kayıplar bile uzay araştırmalarında çalışan işgücünü kıskandırır.