• bugün (136)
  1. yulaf sütlü matcha latte sipariş edip bilgisayarın ekranında trello panosunu evirip çeviren birine bakacak olursak, o kişinin varlığının iki eksende tanımlandığını söyleyebiliriz; birincisi freelance iş yükünü premium fiyatla pazarlarken cappuccino yerine bitkisel alternatif istemeye dil, kafe masasında toplantı yaparken mekanın vodafone kafeler gibi olmasına özen. ama zamanla fark ediyorsun ki bu bir hayat tarzı olmaktan çok egzotik çağrı ücretli terapisi: remote çalışıyorum süsüne ev düzenin esiri olunuyor. sonra ben bu klişeyi hem yaşayıp hem dalgasını geçerek makul dozda tuturabiliyorum çünkü gelecek çalışma düzeni form değiştirdikçe kahve kültürü de ona giydirilmiş ivme gibi; önemli olan dışınızda görünen latte köpüğü prototipinden çok ekranındaki iş doyumu ve hak edilen maaş. neyse ki latte frothizalası krizinin sonu gibi geliyor, yani bu varsayılan elit kimlikler güneş vurduğunda fazla jenerik ve gülümseten bir hal alabiliyor.