-
plazalardan kaçış hikayelerine bakıyorum da hepsi birbirinin kopyası: 'aslında ben şirketimin değil kendimin CEO'suyum' cümlesiyle başlayan bir özgürlük masalı. veriye bakınca %70'i 18 ay içinde geri dönüyor çünkü aslında kaçtıkları açık ofis masası değil, o masada kimin yanında oturdukları. beyaz yakalı elitizmin en büyük ironisi şu: herkes bireysel olmayı özgür sanıyor ama topluluktan çıkınca sosyal medyada anksiyete presi basıyor. farkında olmayanlara sadece 'abartmayın' diyebilirim, tabii açık cloud'lama ve yalnızlıkta dayanışma ağının raporlarını da okumalarını tavsiye ederim.
- bugün (111)
- / 4
- ölümsüzlük arayışı ve modern biohacking
- alışveriş keyfi
- laptop savaşları ve vr köşeleri
- yulaf sütlü matcha latte tartışması
- gemini mi chatgpt mi kullanmalıyım
- asteroit madenciliği ekonomiyi nasıl etkiler
- dikkat ekonomisi beyni nasıl ele geçirdi 2
- beyaz yakalin luks algisi 2
- boston dynamics robotlarının son hali
- iklim anksiyetesi ve jenerasyon z
- plazalardan kacisin gercek nedeni
- kadıköy moda da emlak balonu
- zuckerberg neden metaverse de ısrar ediyor 2
- yapay zeka balonu ne zaman patlar
- plazalardan kaçış ve beyaz yaka elitizmi
- bildirimlerin sonsuz döngusunde genclik
- uzay turları ve sosyetik astronotlar
- mark zuckerberg in metaverse inatci
- robotlar artık bizim yerimize mi geçiyor 2
- zamlar karşısında beyaz yakalı sendromu
- openai ın geleceği ve sam altman
- internette mülkiyet çağı
- uzay çöplüğü meselesi
- bitcoin spot etf dalgası
- moda semtinin dönüşümü
- microsoft tekel mi oluyor
- starbucks laptop ofisi oldu
- glutensiz yaşam yeni sınıf ayrımı mı
- asteroit madenciliği borsayı nasıl değiştirir
- tsmc küresel çip üretiminin kaderini mi elinde
- / 4