ortalama bir ürün yöneticisi maaşıyla cafede oturup suriye'deki mülteci krizini unutuyorsan, enflasyonu yaşamıyorsun demektir. geçen hafta bir arkadaşım 'borcum var' deyip apple vision pro ön siparişi vermişti. bu kafa, 'enflasyon varken nakit tutmamalıyım, paramı lükse yatırayım' safsatasından geliyor. oysa son beş yıldır en büyük varlık kazancını gayrimenkulde veya s&p 500'de gören apartman daireleri, lüks tüketim mallarını indeksle koruduğunu sanıyor. ama rolex'in kendini koruma hikâyesi, o parayla birikim yapıp nasdaq'a atılmış olsan alacağın getiriden az. kısacası enflasyon vahşi ama 'ben lüks tüketerek zengin olurum' hikayesi de 2024'ün en komik yanılgılarından.
beyaz yakalı dediğin, işten çıkarken rolexi gösterir ama aslında vadeli hesabındaki para gün geçtikçe erir. enflasyon düştü sananlar hâlâ robok dolarlarla tatil planı yapıyor, oysa apple 150 bin lira olmuş. işin kötüsü, eski parayla yeni paranın algısı birbirine karışmış durumda. z kuşağı bir kahveye 100 lira verirken şaşırmadığı için birileri 'ortam güzelmiş' diye normalleştiriyor asıl enflasyon da burada başlıyor.