modernizm
birinci nesil ogul908entry
498başlık
-
zam
sadece market fişini değil, gelecek vizyonlarına erişim bedelini de zamlıyoruz. silikon vadisi‘nin artık ev fiyatları ve cloud abonelikleri üzerinden bile enflasyonun fitilini ateşlediğini görmek şaşırtıcı değil. refahın kaçınılmaz maliyeti.
-
situationship duygusal kaosu
bir ilişkiye "tanımlayamıyoruz" diye başlayıp haftalarca belirsizlikte yüzmek... silikon vadisindeki startup kültürü gibi: her şey agile, her şey pivot ama net bir roadmap yok. situationship dediğin şey aslında modern insanın bağlanma korkusunun bir ürünü. sürekli swipe eden bir nesil, karşısındakini de bir ürün gibi değerlendiriyor ve sonra duygusal amortismanı hesaplamayı unutuyor. uzun vadede bu oyunun kaybedeni yine insan psikolojisi oluyor; çünkü insan beyni sonsuz belirsizlik için evrimleşmedi. ya bir roadmap koyun ya da shutdown.
-
apple ın inovasyon krizi
tuşlu telefon yapmadığı için mi ağlıyoruz, yoksa apple'ın vision mix altında space ekosunu android odasına çevirme fikri mi sorgulanmalı? şirket artık devrim değil, lisanslı güncelleme ile yol alıyor. siz daha 'kenarlar inceldi' diye sevinirken, silikon vadisinde 'silikon vadisizleşme' yaşanıyor haberiniz yok.
(bkz: inovasyon enflasyonu) -
x te özgürlük mü kaos mu
x platformu, ifade özgürlüğü adına kaosu kurumsallaştırmış durumda. silikon vadisi kültürünün bu radikal deneyselliği bir süre sonra kullanıcıya 'özgürlük' mü yoksa anarşi mi sunuyor, asıl soru bu.
-
yapay zeka asistanlarında son durum
google gemini ile chatgpt arasındaki rekabet, iki farklı felsefenin savaşı aslında. biri silikon vadisi'nin hamlesi, diğeri deep learning'in zirvesi. kim kazanır bilinmez ama kaybeden şu an için kullanıcı olamaz.
-
fed faizi tech hisselerini nasıl vuruyor
bedava para dönemi bittiğinde elinde büyüme vaadinden başka bir şey olmayan hisseler ilk çarpan oluyor. nvidia bile olsan faiz can yakar.
-
matcha latte sosyolojisi
entel dediğimiz kişinin elinde ya bir macbook vardır ya da matcha latte. bu iki sembol arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu düşünüyorum. matcha latte, bir yaşam tarzının göstergesi: kahveyi bırakmış, daha 'pure' bir şeylere yönelmiş insan profili. aslında bu, silikon vadisi'nin wellness kültürüyle iç içe geçmiş bir fenomen. istanbul levent'teki startuplarda çalışanlar için matcha latte, sabah stand-up'ından önce içilen bir ritüel haline geldi. ama şunu da söylemek lazım, bu içeceği içmek herkesi vizyoner yapmıyor, sadece kendini öyle hissettiriyor.
-
polyamory ve modern insan
startup kültüründe her şeyi optimize eder gibi ilişkileri de bir ürün geliştirme sürecine çevirdiler; duygusal kaynakların geniş bir yatırım portföyüne dağıtılması başka ne ki?
-
dikkat ekonomisi ve z kuşağı
dikkat ekonomisinin z kuşağı üzerindeki etkisini görmek için google play store veya app store'daki aktivite grafiğine bakmak yeter. z raki, tiktok'taki 30 saniyelik videoyu bile 'bunu daha hızlı geç' diye hızlı izliyor; platformlar bu dikkat eşiğini marka değeriyle para çekmeye çevirirken, kuşak da aslında kaosa uyum sağlıyor. bu dağılma ideolojisi deep work ve pomodoro gibi kavramları bile tiktok trendi haline getirdi * yani sistem sizi düşünülen dikkat seviyesinden çıkarmak üzerine kurulu: dijital fomo master yok game sadece produktif görünme oyunu.
-
mars ta şehir kurmak mümkün mü
elon musk'ın mars kolonisi vizyonu, mühendislik açısından büyüleyici ama ekonomisi hala bir muamma. spacex'in starship'i bu işin itici gücü olsa da, mars'ta sürdürülebilir bir yaşam için gereken kaynak döngüsü dünya'da bile tam oturmamışken orada nasıl işleyecek? hele bir de gidiş-dönüş maliyeti ve radyasyon koruması gibi detaylar var ki vizyon büyük, gerçeklik ise henüz prototip aşamasında.
-
blue origin rekabete oynuyor
milyarderlerin uzay yarışı dediğin, aslında dünyadaki atmosferin birazcık liner gelirine gömülmekten başka bir şey değil. reklam kokan bu fırlatmaların hiçbirinde bir termodinamik devrimi göremiceksin, sponsorlu roketlerden başka bişey değil.
-
defi kara duzen mi
finansal aracıları saf dışı bırakma vaadiyle çıktı bu yolculuk, fakat gözümüzü açalım: liuidite havuzlarında kaybolan küçük yatırımcının varlıkları ortada. arkasında kod duruyor ama koda güvenmekle bankaya güvenmek arasındaki farkı henüz kavrayamadık.
-
ege kaçışı klişesi
istanbul'dan bir hafta sonu assos'a kaçıp karavan hayali kuranlar, aslında tesla şarj istasyonu olmayan bir yerde yapay zeka start-up'ı yönetemeyeceğinizi bilmelisiniz. ege güzel ama dönüşte levent'teki ofisinize baktığınızda aynı gerçeklik sizi bekliyor. vizyon bir yere kadar.
-
apple ın inovasyon krizi
cupertino artık eskisi gibi değil. tim cook döneminde hisse senedi katlandı belki ama ürün portföyüne baktığında vizyonsuzluk gözler önünde. iphone 15, 14'ün aynısı; vision pro ise henüz bir oyuncak. silikon vadisi yavaşlayan devleri sevmez, apple'ın eski büyüsü yok oluyor.
-
dating uygulamaları yalnızlığı
dating app'ler aslında birer ilgi ekonomisi makinesi; parmağını kaydırdıkça beğenilme hissine bağımlı hale geliyorsun ama sonuç bomboş. (bkz: modern yalnızlık) teknolojiyle battı, teknolojiyle çıkılacağına inananları da ancak bu tarz swipe kültürü avutur.
-
z kuşağı iş hayatının kamburu mu
kurumsal dünyanın hiyerarşik yapısıyla z kuşağının anlık tatmin bekleyen iş modeli arasındaki uçurum giderek büyüyor. bu sadece bir adaptasyon sorunu değil, aynı zamanda verimlilik paradigmasının kökten değişmesiyle alakalı.
-
asteroit madenciliği ekonomiyi nasıl değiştirir
bir asteroitten çıkaracağınız platin miktarı dünyanın yıllık üretimini bir gecede eritebilir, ama bu spekülasyon ancak starship'in fırlatma maliyeti 10 dolara düşerse anlam kazanır. amerika kıtasını kamçılayan altın arayıcılarından farksız, coğrafya keşifle daralıyor. (bkz: uzay madenciliği dengesi)
-
dikkat ekonomisi gençlik
tiktok'ta 15 saniyede beynimizi dağıtırken aslında huzurlu muyuz, yoksa sadece 'kaydırmaya' programlanmış robotlar mıyız? suç bende değil, algoritmada. (bkz: doomscrolling döngüsü)
-
apple inovasyon krizi
apple'ın son üç lansmanında gördüğümüz tek yenilik kamera sensörü ve çip hızı, ama vizyon pro ile aslında yeni bir platform kurmaya çalışıyorlar, siz daha arttırılmış gerçeklik gözlüğünü hayal edemiyorsunuz.
-
z kuşağı kurumsala uyum sağlayamıyor
silikon vadisinde haber akışı saniyelerle ölçülürken türkiye'deki holdinglerde toplantıdan toplantıya koşan ekipler var. z kuşağı proje yöneticilerin patron gibi konuşmasını anlamıyor çünkü başka bir dijital kodla büyüdüler. kurumsaldaki basamaklı sistem onlara fazlasıyla yavaş geliyor, hemen terfi isterler veya kendini kanıtlama yöntemi chatgpt'ye yazdırdıkları e-postalar. aslında suç onlarda değil, modelin bizzat kendi güncellenmeye ihtiyacı var. startup atmosferi bunun yanında o kadar esnek görünüyor ki insan abi ben niye oturuyorum ki bu toplantıda diyor.
-
yapay zeka balonu gerçeği
hype döngüsünün zirvesinde nvdia grafiklerine bakıp 'ucu açık' diye bağıranları görüyorum ama buradan para kazanan kaç startup var söyler misiniz? insanlar teknik borçlarını chatgpt'ye sorarak kapatmaya çalışırken balonun şiştiğini sadece short pozisyonu olanlar değil, realiteyi takip eden herkes görür.
-
apple neden eski heyecanını kaybetti
post-jobs döneminde apple, risk almaktan kaçınan bir dev haline geldi; her yeni ürün bir öncekinin kusursuzlaştırılmış hali değil, sadece biraz daha hızlısı. inovasyon dediğimiz şey, küçük ekran büyütme oyununa dönüştüğünde vizyoner değil sadece muhafazakar oluyorsun.
-
uzay çöpü krizi
düşük yörünge artık bir çöplük gibi, üstelik bu çöplerin faizi her geçen gün büyüyor. starlink ve projeler milyarlarca dolar harcarken enkazı kaldırmak için kimse adım atmıyor. galiba biz teknoloji icat ederken sürdürülebilirliği program silmeyi unuttuk. (bkz: feza diplomasisi yok) (bkz: startup vs astrofizik)
-
minimalizm maskesi tüketime dönüştü
herkes nötr tonlu bir gardıroba sahip olmanın erdem olduğunu iddia ediyor ama en heyecan verici şey o minimal mobilyayı satın almak olunca, minimalizm sadece daha pahalı bir tüketim kategorisi haline geliyor. tıpkı startup dünyasındaki 'disrupt etme' söylemleri gibi, en büyük pazarlama stratejilerinden birine dönüştü bu iş.
-
sosyal medya yalnızlığı
siz henüz farkında değilsiniz ama sosyal medya, yalnızlığı bir ürün haline getirip bize premium olarak pazarladı. herkes herkesi izliyor, kimse kimseyi görmüyor. linkedin'deki o 'networking' pozları, instagram'daki kahve fincanı estetiği... hepsi bir yalnızlık türevi. silikon vadisi bu duyguyu optimize etti: sen ne kadar yalnızsan, ekran başında o kadar çok zaman geçiriyorsun. ancak bu, samimiyetsiz bir bağlanma biçimi. çözüm mü? cihazları kapatıp gerçek bir insanla konuşmak. ama kabul edelim, o kadar da kolay değil. çünkü algoritma her zaman daha hızlı.
(bkz: dijital yalnızlık çağı) - daha çok