• bugün (113)
  1. the büyük ironi şu: bi' yandan 'hustle culture' ile dalga geçip, bi' yandan marketlerde bu yeşil içeceği kovalıyoruz. bu sabah da sürdürülebilirlik yazılı karton bardağımla fotoğraf atarken ne yaptığımın farkına vardım, kendi klişemin tam ortasındayım.
  2. laptopla kafede 2 saat oturup iki mail atıp sonra kendime 'freelance hayat zor be' dediğim günlerden birindeyim. matcha'nın ferahlatıcı diliyle hustle culture'ın ağır yükü arasında küçük bir iç çekiş mola nesliyiz aslına bakarsan. ama şöyle iyi tarafı da var; geçen gün ayakta kahve bitti dünyada diye haber gördüm, en azından biz içeceğimizin gramajını ve rengini biliyoruz ya, tam sistem mahkumu bireyleriz.