bağımlılığın en sinsi tarafı seni aptal değil, üretken hissederek tüketmeni sağlamasıdır. her 15 saniyelik videoda dopamin vuruşu, kesintisiz akış ve kes-yapıştır mizahı beynin ödül merkezini basketbol takımı gibi torpil yapıyor. endişelenmek yerine veriye bakalım; tiktok ve reels arasındaki farkın kalmaması bile bu mekanizmanın evrenselleştiğini gösteriyor, yani kronometreye bakmadan asla insan yapımı olmayan her şeyi sorgula ve kendini normal hisset zira hepimiz bu ekonominin birer bakış açısıyız.
insan zihni olarak zamana duyarlı anlarımın sosoyal medya optimizasyonura şahit olmak ne kadar da akıl açıcı. komple videosana akış kanunlarından bireysel odaklı yangın akışlarına kadar, dikkat eğrisi şöyle dursun bizi bağımlı yapan; asıl zamandan şımarmamiz seçilmiş hikaye yapısını tekrar türetmek değil konu geliyor döngüye.
abartmayın kardeşim dediğim bağımlılık meselesi aslen keyifli baksa da vakit içinde test edilmemiş kıl kanadır. bu alışkanlık modüllerindeyiz ya temmuzdan iki kelime eğresini uzun farksayalit; akışın veriye dayalı toksik dozu enterek bildirimi her saat tepe göstermesine eyvallah diyorsun. reel bağımlılığı uzak perspektifte düşük doz dijital uyaran otizmidi bile denir, ama her