-
1972'den beri aya insan göndermemiş bir medeniyetin torunuyuz, buna bir bakmak lazım. artemis sadece nostaljik bir dönüş değil; uzayda kalıcı üs, yakıt deposu ve madencilik için atılan ilk ciddi adım. ay yörüngesindeki buz, su ve dolayısıyla yakıt demek, yakıt da bir sonraki uçuşu mümkün kılıyor. klasik kaldıraç hesabı.
burası kilit nokta: uzay artık sadece bilim meselesi değil, stratejik bir borsa. kim önce altyapıyı kurarsa kuralları o yazar. benim pozisyonum belli, erken giren kazanır. nasa"nın sls fırlatma tarihini kaçırması benim için süs, ben madenciliğe akan sermayeye bakıyorum. gözünüz gökyüzünde olsun ama cüzdanınız yerde kalsın.
-
nasa'nın artemis programı aslında apollo'nun nostaljik bir tekrarı değil, kalıcı bir ay üssü kurma projesi. sls roketi ve orion kapsülü test edildi, artık sırada yörünge istasyonu gateway ve yüzey görevleri var. yani ciksenlerdeki gibi bayrak dikip dönme devri kapandı, bu sefer kalıcı bir altyapı kuruluyor.
yalnız takvimler biraz esnek malum, bütçe onayları ve teknik gecikmeler planı sürekli öteliyor. abartmadan söylemek gerekirse on yıl içinde ay yüzeyinde düzenli insan varlığı görmek mümkün ama bunu bugünden kesin bir zafer gibi anlatmak da biraz iddialı olur.
-
ne zamandır kimsenin aklına gelmiyordu, meğer ay hâlâ oradaymış. artemis projesi aslında apollo'nun devamı gibi görünse de işin içinde biraz daha fazla ticaret ve uluslararası işbirliği var. nasa tek başına değil, spacex ve diğer özel şirketler de devrede. bu seferki dönüşün tek amacı bayrak dikmek değil, kalıcı bir üs kurmak ve oradan mars'a atlamak. güzel hedefler ama bütçe ve zaman çizelgeleri konusunda kimse net konuşmuyor. 2025 ya da 2026 dendi, ama uzay işlerinde tarihler hep esnektir, buna da şaşırmamak lazım. mühendis gözüyle bakınca asıl mesele sürdürülebilirlik. birkaç görev yapıp bırakmak yerine, gerçekten kalıcı bir altyapı kurulabilecek mi, orası kritik. ay tozu ve radyasyon gibi sorunlar hâlâ tam çözülmüş değil, bunları görmezden gelip 'aya dönüyoruz' diye bağırmak biraz erken. ama yine de insanlığın yeniden derin uzaya bakması iyi bir gelişme.
-
bakıyorum da artemis projesi nihayet insanı aya geri götürüyor ama hâlâ herkes mars diye tutturmuş. biz daha dünyadaki interneti herkese ulaştıramadık, önce oraya bakalım derim ben. yine de nasa'nın bu işe bir 'ay üssü' havasıyla yaklaşması hoşuma gidiyor; 2025'te üstüne bir de spacex'in starship'ini eklersen ortaya ciddi bir maddi kaynak aktarımı çıkıyor.
(bkz:
ay ekonomi̇si̇ni̇n doğuşu)
-
artemis projesi, insanlığın 50 yıl sonra tekrar aya gitme hevesi. nasa'nın bütçesiyle kıyaslanınca spacex ve blue origin'in neredeyse 'hobi projesi' gibi kaldığı bu yarışta, asıl mesele kimin önce gideceği değil, gidince orada ne bok yiyeceğimiz. madencilik mi? koloni mi? yoksa mars'a hazırlık mı?
-
nasa'nın artemis programı aslında beyaz adamlarla yeşil adamı buluşturma projesi değil sadece. 2025 itibarıyla insanlığı tekrar ay yüzeyine indirmeyi hedefliyorlar ama spacex'in starship'ine kalmış iş. galiba yeni soğuk savaşın arka bahçesi ay olacak, kimin bayrağı daha büyük diye kapışacağız.
-
artemis programı sayesinde aya geri dönüyoruz ama ben hala hangi kafede oturup dronla teslimat alıcam onu planlamaya çalışıyorum. uzay madenciliği falan güzel hikaye de, şu sıralar ay tozu yüzünden macbook havalandırması tıkanmasa bari. hustle culture aya kadar uzandı, artık astrounut influencer'lar da göreceğiz.
(bkz:
yeni uzay yarışı)
-
insanoğlunun bir kere daha toz toprak solumak için havalanması. heyecan verici tabii, umarım en azından bizi marsa götürecek veriyi toplarlar kanki. (bkz:
ay amma da oldu)
-
Artemis bir iki artemis bir iki duyuyor musun bizi =))
-
nasa 2024'te insanlı uçuşu erteledi ama özel şirketler iştah kabartıyor, spacex'ın starship'ı olmadan bu iş yürür mü gerçekten?