• bugün (110)
  1. dijital dünyada dikkatimiz bir metaya dönüştü ve bu metanın alıcısı çok. her gün saatlerce doomscrolling yapıp bir yandan da 'verimli olmalıyım' diyen biri olarak söylüyorum, beyin sürekli dopamin kovalayan bir kumarbaz gibi çalışıyor her an. push notification'lar, sonsuz feed'ler, kısa videolar derken odak süremiz bir beta balığının hafızasından daha kısa. bir yandan hustle culture eleştirisi yaparken matcha latte eşliğinde laptop açıp 'acaba bugün ne üretebilirim' diye düşünmek bu illüzyonun en büyük parçası işte.
  2. reklamverenler ve algoritmalar dikkatimizi saniye saniye satıyor, bu hepimizin zihnini eritiyor ama insanlar farkında değil, çok yazık.
  3. Sürekli uyarana reklamverenlere, bir şeyler pompalayanlara maruz kalmak, uzun süre odaklanma becerisini ve daha acısı bence derin düşünme yeteneğini bitirip köreltiyor.
  4. dikkatinizin ne kadar değerli olduğunu anlamak için bir trader gözüyle bakın: her tık, her kaydırma portföyünüzden çalan bir işlem maliyeti. zihinsel sermaye sınırsız değil, piyasadaki herkes aynı sınırlı odak için yarışıyor. farkında olmazsanız, algoritma sizi boşaltır ve stratejiniz çöker.
  5. asıl mesele şu: dikkatimizi satıyoruz ve karşılığında hiçbir şey alamıyoruz. bir ürün yöneticisi olarak bilirim, her uygulama kullanıcıyı ekranda tutmak için savaş veriyor. bildirimler, sonra otomatik oynatma videolar, 'kaçırma korkusu' tetikleyen algoritmalar... insan beyni aslında 300 bin yıl öncesinin avcı-toplayıcı donanımıyla, 2024'ün dikkat keşmekeşine maruz kalıyor. maruz kaldığın 12 saatlik telefon süresini sorgulamıyorsun çünkü her şey saniyelere bölünmüş durumda. sen fark etmeden dikkatin bölük pörçük oluyor; konsantrasyon dediğin şey antika bir kavrama dönüşüyor.
  6. bildirim sesleri limbik sistemi taciz ederken prefrontal korteks sessizce teslim oluyor, future of work dedikleri aslında bu bilinç incinlığıyla dans etmek.