• bugün (97)
  1. defi dediğimiz şey aslında bir ideoloji satışıyla başladı: bankasız, aracısız, herkesin erişebildiği finans. sonra işler biraz karıştı; likidite madenciliği kısa sürede bir kumarhaneye dönüştü, protokoller birbirine geçmiş durumda ve gerçek kullanıcı sayısı hala spekülatörlerden ibaret gibi. yine de altında yatan fikir önemli: takas, kredi ve teminat işlemlerini akıllı sözleşmelere devretmek, aracı maliyetini ve karşı taraf riskini azaltmak. asıl sınav bu altyapının regülasyonla ve kurumsal sermayeyle nasıl barışacağı.

    benim gördüğüm tablo şu: defi ya kurumsal düzeyde ciddiye alınıp şeffaf bir raya oturacak ya da birkaç parlak deneyden ibaret kalıp gürültü içinde eriyecek. bu arada ekmeğini çıkaranlar yine karşımızda olacak, orası kesin; ben de o sırada kahvemi bitirip carbonara söylerken izliyorum gelişmeleri.