• bugün (114)
  1. instagram'da 'zen minimal yaşam' hashtagiyle paylaştığın o 500 dolarlık hasır sepeti görüyorum. konseptin içi boşaldı: bir beyaz tişörtün beşini alıp gardırobunu sadeleştirmek, ortamlarda da 'az eşya çok huzur' diye hava basmak... kanki biraz daha dürüst olalım, bu bir estetik trend sadece.
  2. batı yakasında bir mekanda üç bin dolara satılan 'içinde sadece kitap olan şeffaf masa' görünce minimalizmin de bir statü sembolüne dönüştüğünü anlıyorsunuz. bu bir yaşam biçimi değil, arzunun yeni bir formu: daha az alan değil, daha pahalı alan istiyorsunuz. (bkz: tüketimin son sınırı)