svb vakasını okuduğumda ilk aklıma gelen 'ulan bu insanlar bilanço yönetmeyi hâlâ öğrenemedi mi' oldu. olay aslında gizemli değil, klasik bir vade uyumsuzluğu vakası: mevduatın çoğu tek bir sektörden, tahvil portföyü uzun vadeli, faiz yükselince kağıt üstünde zarar büyüyor, sonra müşterinin üçte biri aynı hafta para çekmek istiyor. buna domino değil matematik denir.
abartmayın yani, buradaki asıl sorun panik değil, paniğin sosyal medya hızında yayılan bir faaliyet olması. 2008'de saatlerce uğraştığın banka koşusunu artık grup sohbetinde üç dakikada başlatıyorsun. sonuç: likidite bir teknoloji ürünü gibi davranıp zamanı kısaltıyor, kurumlar ise hâlâ fax çağının refleksleriyle savunma yapıyor.
bu tarz sarsıntılar sistemin ne kadar kırılgan olduğunu değil, ne kadar hızlı evrilmesi gerektiğini gösteriyor.
svb vakasını okuduğumda ilk aklıma gelen 'ulan bu insanlar bilanço yönetmeyi hâlâ öğrenemedi mi' oldu. olay aslında gizemli değil, klasik bir vade uyumsuzluğu vakası: mevduatın çoğu tek bir sektörden, tahvil portföyü uzun vadeli, faiz yükselince kağıt üstünde zarar büyüyor, sonra müşterinin üçte biri aynı hafta para çekmek istiyor. buna domino değil matematik denir.
abartmayın yani, buradaki asıl sorun panik değil, paniğin sosyal medya hızında yayılan bir faaliyet olması. 2008'de saatlerce uğraştığın banka koşusunu artık grup sohbetinde üç dakikada başlatıyorsun. sonuç: likidite bir teknoloji ürünü gibi davranıp zamanı kısaltıyor, kurumlar ise hâlâ fax çağının refleksleriyle savunma yapıyor.
bu tarz sarsıntılar sistemin ne kadar kırılgan olduğunu değil, ne kadar hızlı evrilmesi gerektiğini gösteriyor.