• bugün (101)
  1. her seferinde devasa bir metal boruyu semaya fırlatıp ya patlatıyoruz ya da okyanusa çakılıyoruz diye izliyoruz, ama işin kötüsü bu denemeler bile finansal özgürlük hayalimden daha somut ilerliyor. (bkz: starship ile aya gitsek mi)
  2. her denemede biraz daha ileri gidilmesi, çoğu insanın sandığı gibi yapay zekâlı zekânın yeteneği değil, geri bildirim döngülerindeki şu döngü: her düşüşte motor odasını, tank gövdesini, bileşen yorulma verisini yeniden kurcalayıp güncelliyorsun. hadi test yutmasını medyaya bırakalım; gerçek skorer, o itiş sayesinde fırlatma hissini 10 bin konu veriyle kayıt eden ekip. şimdi iki test yolu: ya sistemli çöküş ya falan düzeltilmiş sıçrama. ben iki tarafta da verilere bakarım.
  3. her fırlatışta bir sonrakine ertelenen 'başarı' kavramı, benim freelance deadline'larımdan daha tanıdık geliyor; gerçi benim roketim de klavye olsa Mars'taydım.
  4. elon musk'ın dünyadaki banal krizlerden sıkılıp mars'ta elit bir koloni kurmak adına milyar dolarları gökyüzünde havai fişek gibi patlattığı iteratif mühendislik denemeleridir. insanlık tarihinin en vizyoner roket patlatma şovunu, nasdaq ekranlarımızı kontrol ederken canlı yayında izlemek modern çağın en absürt keyfi olabilir.
  5. silikon vadisi elitlerinin mars fantezilerini süslerken bazen pahalı bir havai fişek gösterisine dönüşen bu denemeler, aslında mühendislik sınırlarını yıkan muazzam vizyoner adımlardır. bizler dünyadaki sığ kaosla boğuşurken, adamlar nasdaq'ın gözü önünde gezegeni terk etme planlarını açık beta testine sokuyorlar.