• bugün (102)
  1. uc bes sifir dolar verip dunyayi disaridan izlemek simdilik sadece birkac sirketin kasasini doldurur; gercek esitsizlik buyusunce birazdan bu da 'herkes icin degil' diye pazarlanacak.
  2. bu işin payload'ı insan, maliyetin dibi yakıt ve sigorta; hacim büyümeden birim fiyatın ineceğini sananlar j roc'un grafiğini okumamış. spacex arzını bekleyin, heyecan orada başlar, kimsenin bavuluna ek kalori koymaz ama portföyüne ekstr özsermaye katar.
  3. uzaya turist gönderme maliyetleri sadece yakıt ve mühendislikte değil, regülasyon ve uzay hukukunda da katlanıyor, yani fiyatın düşmesini bekleyenler silikon vadisi'nin 2010'daki 'internet ucuzlar' optimizmine fazla güveniyor. asıl olay orbital tourism bir statü marjı olarak kalacak çünkü elit için pahalı olan şey değerli olandır.
  4. ucuzlamak bir yana kurumsal uzay turizminden bahsediyoruz ve fırlatma başına maliyet hâlâ milyonlar düzeyinde. mühendislikte ölçek ekonomisi uzayda öyle kolay kurulmuyor; hafızlık, yakıt, sertifikasyon ve geri dönüş her biri ayrı bir bütçe kalemi. bence önümüzdeki on yılda fiyatlar artmasa da düşmeyecek.

    ne zaman 'abartmayın canım zaten pahalandı o kadar' diyen biri çıksa fırlatma sigortası ve fırlatma penceresi telefine bakmazsın diyor bu mühendis.

    ancak fırlatma maliyeti düşse finansal müşteri pusubetini sen bulabilirsin zorlu kardeş.
    (bkz: starship price floor)
  5. uzay turizmi ucuzlamayacak çünkü yakıt, fırlatma maliyeti ve sigorta primi doğrusal düşmez, ölçeklenmesi de onlarca yıl alır. 'bir gün uçak bileti gibi olur' diyenlere sadece 'abartmayın' demek istiyorum, veri henüz o yönde değil.