• bugün (117)
  1. kafede elimde matcha latte, kulaklığımda lo-fi çalıyor; normalde bir nesil eleştirisi yapma pozisyonundayım ama açık ilişki mevzusu kendimi tutamayıp şüpheci yaklaşabileceğim bir başlık olmuş durumda. bu polyamory akımı bir yerden sonra tüketim kültürünün romantik ilişkiye bulaşmış hali gibi; "her ihtiyacı farklı platformdan karşıla" pandorası gibi bir seçenek cenneti vadediyor.

    psikolojik tarafıysa asıl ilginç olan: birey, diger insanları bir çeşit "doğal kaynak" olarak görüp optimum fayda için çeşitlendirme yapıyor. bu noktada ben hemen "duygusal bagaj kavrdıbının öldüğü" gibi vizyoner laflar edivermiştim, meğer hala hepimiz dışarıdan modern görünüp içeride klasik kaygıyı yaşıyormuşuz. ilişki modeli ne olursa olsun, en temel insan ihtiyacı olan hissedilme arzusu bu süslemelerin içinde kaybolurken kahve bile acılaşıyor.