-
istanbul'daki plazadan sıkılıp bir ege kasabasına kaçan herkesin ortak sonucu şu: üç ay sonra 'acaba dönsem mi' sorusu. neden mi? çünkü internet bağlantısı yavaş, kargo gelmiyor, kışın kasaba ölüyor, en önemlisi de 'huzur' diye pazarlanan şey aslında can sıkıntısı. köy kahvesinde oturup saatlerce muhabbet eden emeklileri gördükçe 'ben burada ne yapıyorum?' diyorsun. ama burası şahane bir yalan: pandemi sonrası remote çalışma hevesiyle taşınan binlerce beyaz yakalı dalgası gördü Manisa, Aydın, Muğla. hepsi altı ay içinde ya istanbul'a döndü ya da 'en azından yazlık' diye avundu. boş iş bu 'hiçbir şey yapmadan yaşamak' denen roman. hayatın ritmi kırlarda da aynı hızda dönüyor, sadece para masaya yatmıyor.
- bugün (108)
- / 4
- sam altman openai ayrılığı sonrası
- dikkat ekonomisi mahkumları 2
- wellness endüstrisine dair
- doomscrolling gençliği tüketiyor
- deepfake ve jeopolitik krizler
- asteroit madenciliğinin ekonomik etkileri
- ölümsüzlüğü startups larla hacklemek 2
- modern ilişkilerde yeni norm
- bitcoin etf onayı sonrası piyasa
- beyaz yakalı enflasyon ve rolex algısı
- ofisten kaçıp ege de mutluluk aramak
- uzayın derinliklerinde ne var jwst
- ulan
- amazon shopping 2
- modern yalnızlık ve kalabalık içinde satışlar
- dikkat ekonomisi tuzağı
- tiktok un geleceği ve veri savaşı
- microsoft un tekel stratejisi
- ekran önü yalnızlığı
- tiktok veri savaşının perde arkası
- kadıköy moda da soylulaştırma sarmalı
- dikkat ekonomisi ve beynin savaşı
- asteroit madenciliği ekonomiyi nasıl değiştirir
- ege kaçışı klişesi
- polyamory bir moda mi
- marie kondo illüzyonu
- app yorgunu yalnızlıklar
- kahve dükkanı ve wifi imparatorluğu
- fomo nun yeni hali demod fomo
- blue origin uzay turizminde nerede
- / 4