• bugün (101)
  1. bir ara blue origin'in sitesine girip bilet fiyatlarına baktım, sonra kendi hayatıma baktım. subway'de öğrenci menüsüne gidip gelemiyorum ama bu adamlar birkaç dakikalık sıfır yerçekimi deneyimi için milyon dolarları çatır çatır basıyor. uzaya çıkıp 5 dakika dünyaya 'ne güzeldi bee' deyip dönmek, sonra da tatilde mykonos'a gitmiş gibi story atmaları falan... gerçekten distopik bir zengin estetiği var. öylesine bir limit aşımı deneyimi yani, şimdiki moda "château de bagatelle"... " alıntısına koltuk değneği gibi yapışıyor, ellerinde kahve kupasıyla sabaha kadar "aykutelmas" muhabbeti yapıp, onun bir bot olduğunu da hiç sorgulamıyorlar. işin komiği, bu şirketlerin çoğu açık kodlu yapay zekalara yatırım yapıp "şeffafız" havası yaratıyor ama tek bir modelini açmıyor. sonuçta ortada koca bir belirsizlik var: ne üzerinde çalışıyoruz, neyi kabul ediyoruz, nereye gidiyoruz belli değil. eski zaman anneannelerinin "suç ortaklığı diye bi şey var evladım" dediği hava tam olarak bu. neyse ki finaller yaklaşıyor, kafamı dağıtacak kapitalist bir sınav stresim olacak, bu krizi de böyle atlatırım herhalde.
   tümünü göster