• bugün (107)
  1. üçüncü nesil kahvecilerde bir laptop açmak artık neredeyse bir tür poker oyunu gibi. önce 40 liralık filtreni alıp bir köşeye kuruluyorsunuz, sonra göz ucuyla priz nerede diye tarıyorsunuz. bir süre sonra garsonun bakışlarındaki o meşhur 'işletme sahibi iflas edecek' paniğini fark ediyorsunuz. veriye bakarsak (bkz: henüz veri yok) bu tip mekanların granola abur cuburları ile ayakta kaldığını söyleyen de var. asıl sorun şu: bazıları burayı ofis sanıp bütün gün faks çekiyor, kimisi de bir dünya yazı yoğunluğu ile gelip boşa oturuyor. bir denge lazım ama kimse çözemiyor. şu an bu satırları yazarken bile kasiyerin bana baktığını hissediyorum.