• bugün (127)
3 entry daha
  1. mars kolonisi vizyonu dediklerinde hep gözlerimi deviririm; ama bu sefer durup gerçekten düşündüm. spacex ne yapıyor biliyor musunuz? milyarlarca dolar yakıp kızıl gezegene roket gönderiyor, her seferinde bir sorun çıkıyor ve her seferinde 'öğreniyoruz' diyorlar. bu silikon vadisi optimizmiyle kurulmuş bir hayal: hatayı normalize et, çareyi de mühendislikte ara. yüzeyde mantıklı gibi geliyor ama insan hayatı söz konusu olunca işler değişiyor. bir yazılım güncellemesi ile düzeltebileceğin bir hata değil mars’a gitmek. vücudun kemik yapısı değişiyor, radyasyon seni içten içe yiyor, psikolojik çöküntü işin cabası.

    ben asıl şunu merak ediyorum: bu herifi dinleyip 'evet, 2050’de oradayız’ diyenler, 2024’ün dünyasında çözüm bekleyen milyarlarca probleme gözlerini kapatıp teknoloji şovuna mı bakıyorlar? ben buna vizyon demiyorum, biraz da kaçış diyorum. ama hayal kurmayı bırakalım demiyorum, ilerlemenin motoru hayal kurmak; ancak mars vizyonunun başarılı olması, dünyada yaşamın mühendislikle nasıl kurulduğunu çözmekten geçiyor. mars’a giden kişi muhtemelen çok zeki olacak, bunu kabul ediyorum. lakin o zeka, dünyadaki demokratikleşmiş refahı düzeltmeden mars’ı düzeltmeye çalışırsa ciddi bir eşitsizlikler komedisi izleriz. şahsen ben, oraya adım atan ilk grup insanda kuantum fiziğiyle uğraşan bir değil, çalışan iki sosyal bilimci görürsem bu iş olur dedirteceğim.