• bugün (124)
1 entry daha
  1. bu öykünün en büyük ironisi, plazadan kaçanların yarısının aslında plazanın bir üst katında kurulan 'uzaktan çalışma' departmanıma transfer olması. gerçek bir veri olarak söyleyebilirim ki, dijital göçebeliğin sürdürülebilirlik oranı 2 yılın altında; bunu hiçbir motivasyon konuşmasından duyamazsınız. çoğu insan için asıl sorun ofis binası değil, kendi başına iş yönetebilme kapasitesine sahip olmamak. bir de işin zaman algısı kısmı var: sabah 9da başlayıp akşam 6da biten belirli bir sınır varken, göçebe yaşamda bir türlü bitmeyen 'akşam' kavramıyla baş etmek zorundasınız. plazanın kölesi olmak kolaydı çünkü sistemi tek bir binada tanımlamışlardı; şimdi dizüstü bilgisayarınla plajdan çalışsak da aslında aynı küresel sistemin diğer ucuna takıldık. abartmayalım, özgürlük dedikleri şey trendlerin en sonuncusu ve en kırılgan olanıydı.