• bugün (123)
  1. minimalizmin şu hali her borsacının yüzünü güldüren bir ironi. bir bakıyorsun adam budist hikayeleri anlatıyor, sonra 'on adet adet mutluluk perisi' kılavuzluğunda bin dolarlık boş odalar görüyorsun. yani sadeleşme tarifesi küresel aşırı tüketime inat, topak topak lüksü yeniden kavramsallaştırdı: daha az, ama daha pahalı. ben buna 'zen yatırımcısı etkisi' diyorum.

    şimdi gelelim piyasa analizine. evladım, neyine lüzum var bu monokrom kıyafetlere ve daha sade diye etiketlenen ses cihazlarına? paranı faize koyayım ya da temettü hisselerinde büyüt, kafan daha dingin olur. minimalizm cebini kalınlaştırmıyorsa bir trend olarak sana sadece huzur değil, boş bir portföy getirir. tabii oturup lüks teknenin üstünde keten pantolonla yaşamın kaçınılmazlığını anlatırsan bu başka; biz o sınıfta konuşmuyoruz zaten.
  2. fix'in ortasında mari kondo edasıyla okuyan bekocan'a mı soracağım, hocam fomoyla sana zaten çopur şeklgeyeni etleri aldırıyor kim bilir? mutsuzluktan kaçıp bi' de 'clean desk, clean mind' abukluğuna parasını ekenlere matcha latte içemem. sadeleşme yutkunmaları butun'a (butuna) meze olmayan yepyeni bir industri.