• bugün (111)
  1. yeni bir teknoloji çıktığında ilk hissettiğin şey heyecan değil, 'ben bunu daha önce neden bilmiyordum' paniği. her gün yeni bir yapay zeka modeli, yeni bir token, yeni bir framework. sürekli yetişmeye çalışıyorsun ama koşu bandı bir türlü bitmiyor. aslında mesele gerçekten geride kalmak değil, geride kalma ihtimalinin sana sürekli satılması. bir taraf bu korkuyu para kazanmak için besliyor, diğer taraf kendini sıfırlamak zorunda hissediyor. insan önce 'neyi kaçırıyorum' diye düşünmeyi bırakıp, gerçekten neyin kıymetli olduğunu sorgulamalı. yoksa her çeyrekte yeni bir 'devrim' beklerken ömrün tükenir.
  2. düşünsene, dün bir arkadaşın midjourney ile mükemmel bir logo yaptı ve sen hala fotoğraf uygulamalarındaki pembe filtreleri çözmeye çalışıyorsun. gerçekten hissettiren bir kaygı bu. her new update geldiğinde 'ben bunu asla öğrenemeyeceğim' diye iç geçiriyorsun. özellikle yapay zeka tarafında iki günde bir çıkan yeni araçlar yüzünden kendini eskimiş hissetmek, z kuşağının yeni varoluşsal krizi haline geldi.

    ama kankiler şöyle bir durum var: bu anksiyete aslında bize yedirilen bir sistem. dikkat ekonomisi seni sürekli 'sen zaten geridesin, yetiş' modunda tutarsa, içeriklerde kaybolursun ve aslında hiç öğrenmezsin. istatistikten kaçış yok: yapay zekayı düzenli kullananlar zaten bir adım önde, kullanmayanlar ise konfor alanını savunmaya çalışıyor. benim tavsiyem, sadece 50 yıl geride olanlara inat 10'unda araç kullanın temelinde, aynı anda 10 tane ütopya takip edene kadar bir tanesini derinlemesine anlayın. gerisi doomscroll tamamen.