-
blue origin ve virgin galactic arasında kalmış bir milenyum kuşağı olarak diyorum ki: bu işte bir terslik var. şu an uzaya gidenlerin profiline bakıyorum; hepsi beyaz erkek milyarderler. mesele uzayı keşfetmek değil, birbirlerine 'ben de gittim' demek. 250 bin dolar verip 4 dakika ağırlıksız kalmak bir statü sembolü haline geldi. ama asıl ironi şu: aynı zenginler dünyada iklim krizine yol açarken, mars'ta koloni hayali kuruyor. sanki dünyayı s*kıp başka gezegene kaçmak en akıllıca planmış gibi. üstelik bu fiyatlarla sıradan ölümlülerin uzayı görmesi için en az 30 yıl beklememiz gerekecek. o zamana kadar da 'uzay asansörü' çılgınlığı başlamış olur zaten.
- bugün (109)
- / 4
- deepfake ve uluslararası kriz 2
- doomscrolling tuzagına düşen gençlik 2
- starship test süreci
- yaşlanma karşıtı yatırımlar
- agi ne zaman gelecek
- neuralink insan deneyleri
- z kuşağı kurumsalla sorunu
- bitcoin etf onayının kriptoya etkisi 2
- anti aging servetleri
- modern çağın yalnızlık krizi
- web3 ile mülkiyet kavrdıbının evrimi
- uzay turizminin sınıf ayrımı
- kıbrıs'ta üniversite okumak
- dikkat ekonomisi kıskacı
- boston dynamics nerede hata yaptı
- polyamory ve psikolojik gerçeklik
- dijital göçebeliğin şafağı
- deepfake çağının savaş alanı
- openai ın oyun hamuru
- starbucks freelance kılıfı
- kriptoda boğa sezonu
- wellness sektörünün yalancı huzuru
- kalabalıklar içinde yalnızlık
- huzurun metrekaresi
- artemis ile aya dönüş
- ghosting ve gaslighting yeni norm
- glutensiz yaşam bir statü sembolü mü
- z jenerasyonu kurumsal işler
- demode kalma korkusu
- dikkatimiz nereye gidiyor
- / 4