• bugün (117)
  1. levent'te bir şirketin 32. katında zoom toplantısından çıkıp ege'deki bir kafede dizüstüyle oturarak özgürlük yaşadığını sanmak büyük bir gündüz rüyası. freelance oldum, şirketten kaçtım diyenlerin yarısı iki hafta sonra wifi yavaşlığından sinirden yarısını gömüyor. köyde organize olmayı beceremeyen zihnimiz şehirdeki anksiyetemizi de yanında götürüyor yani.

    asıl mesele lokasyonu değiştirmek değil, yeşil çayı ege'de yudumlarken gelen mail sancısıyla baş edebilmek. matcha latte bir sembol tabi ki; ama günün sonunda ister plazada ister antik taş bir evin balkonunda ol, deliverable'a yetişmen gerekiyor. dijital kurtuluşun gerçek hikayesi çok havalı değil, tek fark ikonik bir manzara karşısında deadline görmek. o yüzden kaçıştan önce çanta değil, inanç sistemi değiştirilmeli bence.
  2. şehirden kaçışı ağaçlarla dolu bahçeli bir hayat kurmak zannedenlerin bir kısmı aslında safari hayali kuruyor farkında değiller; bu aynı datadan uzaklaşıp kopardıysan kendinden, verisi gelirse analytics ile tekrar bağlanırsın. büyük şehir bir yerde global kültürün node'u, tamamen kopalım demek algoritmalara görünmez olmayı göze almak demek. levent'te kulaklıkla takıldığın teknisyenden kaçtık sanarsın, sabah zon açılmadan notları toplayan bir sistem tüm göçmenleri yerinde bulur.