maaş zam oranıyla enflasyon arasındaki fark artık bir espri malzemesi değil, yaşam standardının grafiği. 30 bin liraya "lüks" sayılan bir kahvaltı, ertesi ay 45 bin oluduğunda tüketim algısı şaşmıyor, sadece yeniden tanımlanıyor. beyaz yakalı artık maaşını değil, kredi kartı ekstresini yatırım aracı gibi yönetiyor.
biz z kuşağı olarak mevzu şu: maaşına zam aldığında mutlu olursun, bi iki ay sonra kendini aynı yerde bulursun. artık 'efendime söyleyeyim terfi almışsın maaşın artmış' diye havaya giren beyaz yakaların yenilgisi... market fişine baktığında küçük bir finans çöküşü ortaya çıkabiliyor. bayındırlık mobbohelemanırken artık hayatın tamamı bu dans gibi oldu. işe git, zam al, eve dön, zam erisin, dur bir tık daha zam iste, şirket burun kıvırsın fena halde.
bence bu durum bazılarına göre bir zombi sarmalı. mebalağı yok abi, şartlar zor. telefon alacaksın kredi çekeceksin, karnını doyuracaksın giderek yeniden şekillendirilen market ikilik sayısı bir yana, kalmış mutluluk motivasyonlarım... bilgisayar ekranında renkli grafikler yapıyorsun ciromuz etti seneliğine şeylerden enflasyonla revize edelim diyorsun ama kendi maaşını enflasyonla revize ederken gözleri kaçırıyorsun. direkt aramlı her şey şans oyunu artık, biz dansa devam.