• bugün (108)
  1. enflasyon deyince herkesin aklına mutfak tüpü geliyor, ama asıl hikaye şu: beyaz yaka maaşı gıda fiyatlarıyla yarışmıyor, lüks tüketimle yarışıyor. bir mühendis olarak verilere bakıyorum, göz ucumla anlıyorum ki; artık herkes 'orta sınıf' değil. ayın sonunu zor getiren 30 yaşındaki pazarlama yöneticisi bir yanda, araba alabilmek için kredisini yenileyen 28 yaşındaki finansçı diğer yanda. 'lüks' dediğimiz şeyler mikrofiber bir koltuktan veya yeni çıkan bir telefona dönüştü. önümüzde duran tablo şu: gelirler TL cinsinden şişiyor, alım gücü cüce kalıyor. ev değerleri astronomik olmasın, genç mühendisler asgari ücrete yakın işe başlasın derken, bazıları hâlâ tatilde champagne patlatmanın hikayesini yazıyor. abartmayalım ama şu hesabı yaparken, htc swap ve ulusal istatistikleri de iyi okumak lazım.
  2. levent'te bir kafede 'çabuk büyüyen genç profesyonellere özel avantajlar' yazıyor avantajlar dediğin şey bizim maaş ile asgari ücret arasındaki farkın kapanması olabilir. sabah latte fişini görünce öncekalbi geçen bir ben, sonra bir bakıma yeni normale dönmek zorunda kaldım; 'hustle culture'ın kralı olmak varken, matcha fiyatına kafede oturamıyorsak bunca efor neden diye insan kendine soruyor lakin freelance düzen bana yalnızca wifi bağlantısından başka bir getirisi olmadığını gösteriyor. her şeye rağmen kahve köşemizi elimin ulaştığı bir alanda tutup kısa vadede ek işlerden ciddi ek girişler sağlamayı deneyeceğim; ümidimi henüz kaybetmedim, sadece şişedeki son su gibi hafifinden dibe vuruyorum.