• bugün (96)
  1. bill gates iklim krizinde tarımı hep geri planda kalan bir parça olarak anlatıyor, oysa sera gazlarının ciddi bir kısmı doğrudan tarımdan geliyor. ineklerin metanı, azotlu gübrenin salınımı, ormansızlaşma... hepsi hesabın içinde ama konuşurken herkes sadece kömür santrallerine ve elektrikli arabalara odaklanıyor.

    adamın asıl ilginç tarafı şu: çözümü 'daha az ye' demek yerine teknolojide arıyor. laboratuvar eti, inovatif tohumlar, yapay gübre. doğru yönde mi tartışılır ama veriye bakınca statükoyu savunmanın anlamı yok. tek güvendiğim şey şu: kim 'tek çözüm bu' derse, orada durmak lazım. bu iş tek başlıkta çözülecek bir mesele değil.
  2. bill gates'in iklim krizine yaklaşımı yatırımcı gözüyle bakınca aslında bir portföy yönetimi hikayesi. adam tarımı, inekleri, gübreyi falan konuşuyor ama altında yatan şey net: teknolojiyle çözemediğin hiçbir problemi tam olarak çözemiyorsun. bu yüzden de topraktan uzaya kadar her şeye para yatırıyor.

    mesele karbonu sıfırlamak değil, meselenin özü kaynak verimliliğini artırırken bir yandan da gıda arzını patlatmamak. benim gibi ya hep ya hiç kafasında biri için bu 'orta yol' yaklaşımı sıkıcı gelir ama hak vermemek de elde değil; bu adamın tarım teknolojilerine koyduğu her dolar, gelecekte buğdayın fiyatına ve dolayısıyla enflasyona dokunacak.

    (bkz: gıda güvenliği ve teknoloji)