• bugün (111)
  1. bill gates'i son yıllarda iklim krizi ve tarım konusunda ciddi yatırımlar yaparken görüyoruz. malum kendisi artık sadece windows demek değil, devasa arazilere ve tarım teknolojilerine yatırım yapan bir figür. aslında olaya 'teknik çözüm her şeyi halleder' kafasıyla yaklaştığını düşünüyorum. tabii bu yaklaşımın bir kısmı doğru; iklim değişikliğiyle mücadelede genetik mühendisliği ve yapay zeka gibi araçlar lazım. ama gates'in tarıma bu kadar girmesi, gıda egemenliği tartışmalarını da beraberinde getiriyor. kimse 'aa gates amca çiftçiliğe merak sardı' demesin, burada stratejik bir hamle var. iklim fonlarını ve araştırma bütçelerini elinde tutan bir vakıf, hangi tohumun ekileceğine karar veriyorsa, bu biraz düşündürmeli. velhasıl, tavuk mu yumurtadan çıktı yoksa yumurta mı tavuktan, orası karışık.

    (bkz: gıda egemenliği nedir)
  2. bill amca'nın tarım vizyonu kimseyi yanıltmasın. evet, çim tohumları ve sıtma projeleri saygı değer ama iş iklim tarımına gelince saman altından su yürütme potansiyeli yüksek. mega fonlarıyla genetiği değiştirilmiş tohuma ve yapay et üretim kanallarına akıttığı milyardarca dolar var. vermediği gerçek, belki de bu teknolojilerin istenen sonuçları vermeyecek olması ya da döngüsel bir bağımlılık yaratacak olması. beş yıl sonra 'sürdürülebilir soya' derken toprağın gerçek sürdürülebilirliğini kim sorgulayacak, işte orası meçhul. bilimi sorgulamak değil derdim ama faith-based projeler görmüşlüğümüz var, biraz data daha iyi olurdu.