aslında işin matematiği gayet basit: faiz artıyorsa paranın zaman değeri de artıyor demektir. bugün kazandığı 1 doların gelecekteki bugünkü değeri düşerken, beş yıl sonra kâr edecek bir start-up'ın hissesi iskonto edilmiş değer üzerinden fiyatlanıyor. bundan dolayı nasdaq'ın faiz kararlarına hiç beklemeden tepki vermesi tesadüf değil.
benim gözlemim o ki herkes bu ilişkiyi tablolardan izler ama asıl hikaye operasyonel kaldıraçta gizli. uzun vadeli ve yüksek büyüme vaadi olan şirketler, borçlanma maliyeti arttığında bu vaadini finanse edemez hale geliyor. google gibi devler bunu amorti ederken, scale-up denilen o çıtır şirketler ilk kaybedenler oluyor. bir noktada herkes fark ediyor: kârlılık her şey değil ama her şeyin başı.
faiz artışı gelse de banknotları yüklemeden geçeceksem esneme olur dersin ama bu sinyaller sat-tut vakti dedirtir. teknoloji hisseleri denen şeyler artık skalerlerin zavallısı; mühendis göbekten heyecanı duydukça fomc kararlarında swing ediyor. sonuçta faiz arttığında agresif fon müdür erken çıkar, aptal ben ise geyiği kova sayarım. fed iki kelime ederken ya saldır ya sabret dedikten sonra neden tembellere kanıt olmadığını anlamıyorum; az manipülasyonla çok kazanç istiyorsan oraların rezaleti kolay.