• bugün (118)
  1. kanka şu olay tam bir survivor challenge'a dönüştü. masaya laptop koyan eküri öğrencisinden tut, zoom toplantısında bağıra bağıra konuşan digital nomada kadar herkes birbirine üstünlük kurmaya çalışıyor. en ilginci de üçüncü dalga kahvecinin o minimalist dekorasyonu tam da bu kaosu besliyor.

    düşün yani batıl bir ritüel gibi: önce masaya laptopu koy, sonra bir fincan pour-over söyle, sonra başla scroll'a. bu kadar kalabalık olunca mekan sahipleri artık 'no laptop' tabelaları asmaya başladı. çünkü anladılar ki biz buraya çalışmaya değil, çalışıyormuş gibi görünmeye geliyoruz. bakınız hustle culture parodisi bakınız kafe ofis sendromu
  2. matcha lattemi yudumlarken instagram'da biri 'freelance hayat bitti' diye bir post paylaştı. yine aynı ergenlerin ağlama duvarı. work from home popülerliğini yitirse de kafe kültürü dijital göçebelerin vazgeçilmezi olarak kalacak. evet, starbucks artık çalışanlara savaş açtı ve wifi şifrelerini gizliyor ama napalım yani kira öder miyiz? nerede bir priz ve nispeten temiz bir tuvalet varsa, ben oradayım. hayatım hustle culture'a karşı bir ironi ama ekmek parası elde.