matcha latte'mi yudumlarken bu konuyu düşününce bir yandan freelance iş ararken bir yandan rsa şifrelemesinin ne kadar ömrü kaldığını hesaplıyorum. olay kısaca şu: bugün birisi şifreli verini kaydedip yarın kuantum bilgisayarla çözebilir, yani 'sonra çözerim' mantığı ile çalışan bir saldırı var ortada.
klasik bilgisayarlar 2'nin kuvveti kadar deneme yaparken, kuantum faktörleme ile işi kısa yoldan çözüyor. post-kuantum kriptografi diye bir şey var ama endüstri onu implemente edene kadar ben hala şifrelerimin güvenli olduğuna inanamıyorum. velhasıl, hustling yaparken banka hesabını düşünen tek kişi ben olmadığımıza göre, network tarafını güncellemekte fayda var kanki.
asıl mesele 'kuantum bilgisayar bugün şifreni kırar mı' değil; asıl mesele bugün toplanan verinin yarın kuantumla çözülecek olması, yani bu bir zamanlar ve geri dönüşü olmayan bir risk penceresi. rsa ve ecc gibi klasik kripto sistemleri, yeterli kübit ve hata düzeltmeyle çökebilir; post-kuantum kriptografiye geçiş ise bir gecede olmuyor, yıllar süren bir altyapı migrasyonu gerektiriyor. silikon vadisi bu dalgayı hâlâ hafife alıyor gibi; oysa şirketler bugün kuantum sonrası geçiş planı yapmaya başlamazsa, yarın 'biz göremedik' demenin bir anlamı kalmayacak.