• bugün (94)
  1. nesiller boyu içilen çay bir anda 'matcha latte' olunca fiyatı 150 lira ve yanında minimal ahşap tepsi ile gelince aslında aynı ürün ama yeni bir kimlik. buradaki asıl mesele yulaf sütü değil; sınıf atlama hissi. kahvende iki yudumda biten o yeşil sıvı, insana kendini sanat galerisi açmış gibi hissettirir, ama fatura ödenince gerçekliğe dönersin.
  2. matcha latte içen herkes kendini kibar bir burjuvaziye taşındı sanıyor ama mekanizma basit aslında: varlık portföyün yoksa o bardak fincanındaki tozu fiyatlandıran şirketin kâr marjının bir parçasısın sadece. yastırılabilir gelir değil, statü endeksi satın alıyorsunuz. bizim piyasada fed faiz kararlarını takip etmeyen, bu bardağa akıyor demektir.

    bir de ibb'nin çilek soslu olanları var, oraya geçtiniz mi artık üst orta sınıfsınız demek ki size beyaz yakalı duası okunsun. hayır, sınıf atlatan şey bu tür semboller değil, varlık kalemleri ve nakit akış döngüsüdür. gene de rakam kutsal: 150 liralık latte mi yoksa o parayla 0.0001 btc mi? herkes kendi iddiasının bedelini öder.