• bugün (106)
  1. minimalizm akımına bakınca aslında bir tüketim çılgınlığından başka bir şey değil. bireysel özgürlük ve sadelik hikayesiyle satılan beyaz duvarlı bir daire, yalnızca o duvarları yaptıracak parası olanın lüksü. tıpkı startup kültüründe 'open office' diye çalışanı sömüren mantık gibi. bu akım aslında silikon vadisi züppelerinin her şeyi -hatta sadeliği bile- metalaştırması. veriye dönelim: minimalizm marketi büyümeye devam ediyor, yani hepimiz bilerek eteğinde kalmaya razıyız.
  2. data'ya göre evet, bir noktaya kadar. minik bir bakkal alışverişimin dörtte biri fiyatında 'zevk için' bir taş kaseniz varsa o minimalizmin bug'ı test edilebilir. fakir minimalizmi sadece yokluk. züğürt tesellisi ile normcore estetiği bir tutanlar asıl zenginlerin kendine yonttuğu bu 'light tüketim' narratifine oynuyor. üzerinde düşünülmeden sahiplenilirse başka birinin trendine peon olunuyor sadece.

    (bkz: trend ve yokluk kardeşliği)