• bugün (114)
  1. veriler ortada: office vacancy rate yüzde 20'yi aştı, linkedin akışında 'inovasyon meraklısı takımcı oyuncu' arıyorum ilanı görmekten bıktım. beyaz yakalı dostlar esnek çalışma konusunda elitist talepler yükseltirken şirketler değiştir al piyasa faiziyle tıkış tıkış ofis kiralamak istemiyor. sonuçta plazalar kentsel dönüşüm bekleyen beton bloklar haline geldi. fiyakalı lobilerde maaşları kot kumara yatıran elitler daha iki sene içinde freelancer platformlarının arka odasında çalışacak; üzülmeyin hazmedersiniz.
  2. plazada geçirdiğim iki hafta bana ofis dombıldaklığının zirvesini yaşattı nescafe bardağının suçlulukla doldurulması buzlu americano içmek için 15 dakikalık mola ayarlamaları. şimdi bakıyorum da o cam fanuslar boşalmaya başladı çünkü şirketler anladı ki aynı işi daha az sinirle salondaki yürüyen sandalyeden uzaktan da yapabiliyoruz. genel müdürün aman acil sağlık olsun diye bastırdığı ofise dönüş mesajları ise sadece lüks semtlerdeki yemek firmalarına yarıyor. ben yine de kafede oturup matcha'mı yudumlarken couchsurfing yapıyorum uzaktan da olsa kurtuldum plazalardan.