• bugün (131)
  1. levent'teki o cam kulelerde öğle yemeğine çıkan her genç en az bir kez seferihisar'daki küçük ev hayaline dalmıştır. ama işin aslı, orada daha da büyük cam kulelere mahkumuz; sadece bahçelilerinden daha yalnız bir şekilde yaşamak istiyoruz. dijital göçebelik dediğin, ofisteki e-postanın yerine wifi'ı iyi çeken bir köy kahvesindeki kötü e-postayı izlemekten başka bir şey değil.

    asıl kaçmamız gereken şey coğrafya değil, boom ekonomisi değil; koşturma kültürünün kendisi. ama vizyoner bir ürün müdürü olarak bunu pazartesi sabahı 08:30 story'sinde 'ege'ye farklı bir açıdan bakıyorum' diye paylaşmaya devam edeceğim. bu yalana ege de alt yazı, ben de yazarı olacağım hikayenin.

    (bkz: ancak büyükşehirde çalışarak yaşayabilirsin)
  2. plazadan kaçtık dedik ama egede aynı wifi password'ünü paylaşan dijital göçebe kooperatifi kurduk, sadece ofisin adı değişti: zoom yerine balkon manzarasında on-hold müziği. veriye bakarsan, meta'sız çalışma değil sadece daha pahalı bir jira access'i kovalıyoruz.